Turk Gay Club Forum  

Geri git   Turk Gay Club Forum > Sexual Health

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 26-10-2008, 02:38 AM
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 37
Exclamation Uyuşturucu Maddeler ve Etkileri!

BAĞIMLILIK :
Neden Kullanım ve Bağımlılık? Neden ‘Uyuşturucu’ Değil?
• Uyuşturucu sözcüğü dar bir kapsamda kullanılmaktadır.
• Bağımlılık yapan maddelerin hepsi ‘uyuşturucu’ değildir. Uyarıcı olanları da vardır.
• ‘Uyuşturucu’ tanımı tütün ve alkol kullanımını kapsamaz.
• Tütün ve alkol bağımlılık yapan maddelerdir.
• Madde kullanımı ve bağımlılığı dendiğinde ise ayrım yapmaksızın tüm bağımlılık maddeleri anlaşılır.

Bağımlılık Nedir?

• İnsanın yaradılış özelliği ile ilgili olarak vücudunun hiç de ihtiyacı olmadığı halde herhangi zararlı bir maddenin, vücuduna girmesini sağlayarak, bu maddeyi vücuduna alıştırması, devamında da bu maddeyi bırakamamasına bağımlılık denir.
• Bağımlılık yapan maddeyi vücuduna tanıtan insanın hayatının her anında o madde ile ilişki içerisinde olması kaçınılmazdır.
• Bu ilişki insanın özel hayatının pek çok alanını kapsar ve insanın diğer tüm maddi-manevi ihtiyaçlarının önüne geçer.

Bağımlı Hale gelen bir insanın kaybedecekleri!
• Özerklik
• Özgüllük
• Özdenetim
• Özgüven
• Özgürlük

İnsanoğlunun onurlu ve insani prensipler içerisinde yaşamasını sağlayan bu 5 özellik, bireyin herhangi bir maddeye bağımlı hale gelmesiyle birlikte değişime uğrar hatta yok olup gider!

Madde doğal veya yapay nitelikli kimyasallara verilen isimdir.

• Tıp alanında -hekim denetiminde- tedavi amacıyla,
• Tıp alanında -hekimden bağımsız- tedavi dışı amaçlarla,
• Tıp dışı ve farklı amaçlar için üretilmiş olmasına karşın insan tarafından tüketilen kimyasallara bağımlılık maddeleri denir.

Bağımlılık yapan maddeler

• Beyin ve bağlantılı organları(Merkezi Sinir Sistemi) doğrudan,
• Beyin ve bağlantılı organları(Merkezi Sinir Sistemi) dolaylı etkileyerek:
• “Sahte bir İyi Oluş” hali yaratırlar.
Sahte İyi Oluş Hali
• Bağımlılık yapan maddelerin Beyin Ödülleme Sistemi üzerindeki etkisidir.
• Öznel bir hoşnutluk söz konusudur.
• Her birey için farklı bir şiddeti vardır.
• Etkisi zamanla sınırlı ve geçicidir.
• Beyin Ödülleme Sisteminin doğal yolla uyarılması doğal hoşnutluk yaratmaktadır.
Madde Kullanımı ve Bağımlılığı
• Madde kullanımı, bağımlılık yapan maddelerin sahte iyi oluş hali sağlamak amacıyla vücuda dahil edilmesidir.
• Madde kullanımının, biyolojik süreçlere bağlı olarak ortaya çıkardığı bedensel-ruhsal-toplumsal sorunlar ise, bağımlılıktır.

Bağımlılık Süreci Gelişimi

• Madde kullanımı ile duygu, düşünce, davranış ve tutum farklılaşır.
• Miktara bağlı olarak bu durum her birey için değişik bir süreyi kapsar.
• Bireyin gerçekliği kavrayışı etkilenir.
• İlk seferden sonra tekrarlayan kullanım olasılığı yüksektir.
• Sonraki zamanlarda aynı etkinin sağlanması için kullanım sıklığı ve/veya miktarı artabilir.
• Bu kısır döngünün yerleşmesiyle birey bağımlılık sürecine girmiş olur.
Bağımlılık Süreci: Değerlendirme Ölçütleri
• Madde arama davranışının yoğunluğu
• Madde kullanma sıklığının artması
• Madde etkisine tolerans gelişmesi
• Yoksunluk/kesilme belirtilerinin varlığı
• Bu belirtilerin madde kullanımı ile yatışması veya giderilmesi
• Zihinsel olarak madde kullanımına dair uğraş ve kurguların yoğunlaşması ve davranışın buna göre şekillenmesi
• Süreç oluştuktan sonra madde kullanımına ara verilse bile bağımlılık olgusu yok olmaz. Kullanımla birlikte birkaç hafta içinde tekrar ortaya çıkar.
BUNLARDAN ÜÇ TANESİNİN VARLIĞI BAĞIMLILIK LEHİNE DEĞERLENDİRİLİR.



Bağımlılık sürecini etkileyen unsurlar

• Madde kullanımın bağımlılığa dönüşmesi temelde biyolojik bir olgudur.
• Bireysel ruhsal özellikler,
• Çevresel nedenler;
farklı biçim ve düzeyde sürecin alacağı en son şeklin belirlenmesinde rol oynarlar.
• Bağımlılık Biyo Psiko Sosyal bir sorundur.

Bağımlılık Süreci: Belirleyici Etmenler(I)
• Kullanılan maddenin Etkileme Süresi
• Kullanılan maddenin Etki Şiddeti
• Bağımlılık maddesi MSS’ni ne kadar kısa sürede ve ne kadar şiddetle etkiliyorsa o ölçüde bağımlılık gücü taşımaktadır.

Bağımlılık Süreci: Belirleyici Etmenler(II)
• Kullanan kişinin yapısal özellikleri
• Kullanan kişinin ruhsal yapı özelliği
• Yapısal özellikler bazı insanlar için madde kullanmayı zorlaştırırken, beyinde eksikliği saptanmış kimi maddelerin kişiyi madde kullanmaya yatkınlaştırdığına dair bulgular vardır.
• Ruhsal zorlukların ve bozuklukların seyri sırasında madde kullanma davranışının ortaya çıktığı yaygın bir kanıdır.
• Belli kişilik özellikleri taşıyan insanların madde kullanmaya yatkınlığından söz edilmektedir.
RUHSAL YAPI ÖZELLİKLERİ MADDE KULLANIMI VE BAĞIMLILIĞINI TEK BAŞINA AÇIKLAYAMAZ! GENELLEME YAPMAKTAN VE ÖNYARGIYLA YAKLAŞMAKTAN KAÇINMAK GEREKİR.


Bağımlılık Süreci: Belirleyici Etmenler(III)

• Maddeye ulaşmak ve
• Maddeyi temin etmek kolaysa o maddenin kullanımı yaygınlaşır.
• Akran grubu ve
• Aile sosyal öğrenmenin en temel iki ortamı olup madde kullanmaya başlamakta önemlidir.
• Toplumsal Çevrenin madde kullanımına yönelik tutum alışı birey için ödülleyici veya caydırıcı bir etki taşır.
MSS VE BAĞIMLILIK SÜRECİ: Kullanım ve Temas
MSS VE BAĞIMLILIK SÜRECİ: Kullanım ve Değişme
-Hücresel öğrenmenin başlaması-
MSS VE BAĞIMLILIK SÜRECİ: Bağımlılığın Yerleşmesi
-Hücresel öğrenmenin tamamlanması-
Hücresel Öğrenme: Sonuç ve Çıkarımlar
• Hücre yapısı ve işlevi, insan türü için özdeştir.
• Kişinin eğitimi, toplumsal konumu, gelir düzeyi vb. etmenlerin bu özdeşlik üzerinde belirleyici bir etkisi yoktur.
• Madde kullanan herkes için bağımlı hale gelme riski eşittir.
• Kullanımı emniyetli bir bağımlılık maddesi yoktur.
• Hücresel öğrenme süreci herkes için eşdeğer bir seyir özelliği taşır.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 26-10-2008, 02:44 AM
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 37
Standart Sokak İsimleri

TÜTÜN
Cigara, tabut çivisi, izmarit, duman
ALKOL
Abartılı şekilde alkol alma işi sarhoş olmak, yıkılmak, küfelik olmak, zom olmak, fitil gibi olmak tanımlanabilir.
ECSTASY
EX, X, XTC, E, BEYAZ KUMRULAR, SODA, UÇUŞ, KANAT, PIT.
Ayrıca Ecstasy üzerindeki logolara göre adlandırılmaktadır.
ESRAR
Pot, weed, herb, grass, chron or chronic, blunt, Mary Jane, boom, sticky green, Bombay, Indo, frosty leaves, spliff, dagga, bomb, shwag, dank, tress, doja, esrar, ot, kubar, sarı kız, hint keneviri, haş haş, cigaralık, co.
EROİN
Smack, dope, H, junk, gevher, süprüntü, beygi, beyaz cevher, şey, kar, sır.
KOKAİN
Coke, C, K, Burun Açıcı, blow, Charlie, baz, çilek, beyaz, toz, free base, kaya, crack.
İÇE ÇEKİLEN MADDELER
Sıvı içe çekilenler: uhu, hava gazı, bali
Nitroxit: Kahkaha gazı, nitros, whippets, buzz bomb hipi crak
Nitratlar: poppers, snappers, locker room, rush, climax
İçe çekilenlerin kullanımıyla özdeşleşmiş genel sokak terimleri: çekme, koklama, bulut, duman olarak sıralanabilir.
LSD
Asit, trip, eski küpler, 25, zen, nef, nahin, şeker, topalı, cennet mavisi gibi isimlerle bilinir.
GHB
G, Sıvı Ecstacy, GBH, Sıvı X, Sıvı E
METAMFETAMİN
Speed, meth, kristal, cam, buz, tebeşir, viz
KETAMİN
K, Special K, vitamin K, Ketalar, Lady K, özel K, vitamin K, "Ketalar SV" ve "Cat Valiums". Ketamin kullanıcıları tecrübesine ve/veya efektlerine trip. K alanı veya K deliği olarak tanımlayabilirler.
ANABOLİK STEROİDLER
Kullanıcılar bunlara roid adı verirler. Ticari adları; Susta, Durabolin, Dianabol, Anavar, Stanozolol.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 26-10-2008, 02:48 AM
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 37
Standart Tütün

TÜTÜN NEDİR?
Tütün bitkisi (Nikotina tabacum) içinde çeşitli psikoaktif uyuşturucular bulunan bir maddedir. Tütün ürünleri içinde 4000'e yakın kimyasal madde vardır. Sigara ve mamulleri bu bitkinin kurutulmuş yapraklarından elde edilir. Nikotin tüm bağımlılık yapan maddelerin en zehirli ve bağımlılık yaratanıdır .
Doğal olarak renksiz, yakıldığında kahverengi olan nikotin havayla temas ettiğinde tütün kokusu alır. Tüketim yolu fark etmeksizin kolayca kana karışmaktadır.
BULUNABİLİRLİK & KULLANIM
Tütünün kullanımı fiziksel bağımlılığın ne kadar kuvvetli olduğunun bir göstergesidir. Sigara içmek 1900'lü yılların başından beri, nikotin tüketiminin tartışmasız en çok kullanılan yöntemidir. Sigaradan bir fırt çekmek nikotinin neredeyse anında kan sistemine yayılarak beyine ulaşmasını ve 10 saniye içersinde merkezi sinir sistemini etkilemesini sağlar. Diğer yandan, puro ve pipo içenler genellikle çok az ya da hiç duman çekmezler ve nikotin ağızlarındaki mukoza zarları tarafından emilir.
KULLANIM İŞARETLERİ
18 yaşında küçüklere tütün ürünlerini satmak yasaktır, ancak bunu kontrol etmek çok zordur. Çünkü ebeveynlerin kendisi çocuklarına sigara satın aldırmaktadırlar.
ETKİLERİ
Nikotin aynı zamanda hem uyarıcı hem de yatıştırıcı etkisi gösterir. Nikotin ani bir etkileşim gösterip kan basıncını ve kalp atışını artırır. Nikotinin anında beliren etkileri maddenin hazmından dakikalar sonra azalır ve bu durumun yeniden yakalaması ve yoksunluk yaşamamak için sürekli sigara içilir ve tabii ki tiryaki olunur.
Tütünü ilk defa kullananlar bulantı, baş dönmesi, ve baş ağrısı yaşayabilirler.
RİSKLERİ
Günümüzde sigara içenlerin çoğu günde neredeyse bir paket ya da daha fazla sigara içmektedir bu da çoğu hastalık için olan risklerini arttırmaya yeterlidir.
Çok sayıda çalışma göstermiştir ki günde bir paket sigara içenler, hiç içmeyenlerle kıyaslandığında on kat daha fazla akciğer kanserine ve iki kat fazla kalp krizi riski taşımaktadırlar. Ek olarak sigara içmek kronik bronşit, empisemi gibi diğer ciğer hastalıklarına sebep olabilir ve astımı arttırabilir. Sigara aynı zamanda ağız, gırtlak, mide, pankreas, böbrek, idrar yolu kanserine sebep olabilir. Ayrıca sigara içmediği halde pasif içici konumuna düşen binlerce insanda aynı hastalıklara yakalanabilmektedir. Hamile iken sigara içmek, doğmamış bebeği zehirlemektir.
Pipo ve purolar alternatif metotlar olsa da risksiz değillerdir. Vücutlarına gene nikotin girmekte ve dolayısıyla akciğer, dudak, ağız ve gırtlak kanserine yakalanma riskleri mevcuttur.
Tütün ve nikotinle bağlantılı olan riskleri azaltmak amacıyla duman olan yerlerden kaçınılmalı ve sigara tüketilmemelidir.
Ayrıca sigaradan kaynaklanan çeşitli tehlikeli hastalıkların riskleri göz önünde bulundurulmalı ve hiç kullanmamalıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 26-10-2008, 02:51 AM
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 37
Standart Alkol

ALKOL NEDİR?
Alkol dünyadaki en eski ve en geniş şekilde kullanılan uyuşturucu türüdür.
BULUNABİLİRLİK & KULLANIM
Kanunların yaş sınırlaması olmasına rağmen, alkol gençler tarafından çok kolay elde edilebilir. Araştırmalara göre gençler alkolü genellikle evde bulurlar ve ev içerisinde tüketirler.
ETKİLERİ
Tüm psikoaktif uyuşturucularda olduğu gibi, sosyal durum ve aktivite alkolün etkisini doğrudan etkiler. İçe kapanıklık hissedebilirler veya tam tersi sosyal olabilirler. Yani sevinçli içersen şarkı söylersin, kederli içersen ağlarsın gibi.
KULLANIM İŞARETLERİ
Alkol almanın genel işaretleri ağızdaki sürekli bir alkol kokusu, konuşmada kayma, motor kontrolünün kaybı, zayıf yargılama, saldırganlık ve vahşi davranışlardır.
RİSKLERİ
Araştırmaların gösterdiğine göre alkol ile şiddet arasında bir ilişki mevcuttur. İstatistiklere göre şiddet içeren suçların, tecavüz dahil, yüksek oranı saldırganlar ve/veya kurbanlar alkolün etkisindeyken meydana gelmektedir. Riskleri azaltmak için ise aç karına içmemek, içkili araç kullanmamak, içkili olan bir kişinin sizi aracıyla bir yere götürmesine izin vermemek, içki yarışına girmemek, alkol ile diğer uyuşturucuları karıştırmamak (reçeteli ilaçlar dahil), kişinin alkole karşı olan tepkisini bilmesi (herkesin farklıdır), ve yabancılarla iken içmemek gerekmektedir.
ALKOLÜN sebep olduğu riskleri ortadan kaldırmanın en iyi yolu hiç kullanmamaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 26-10-2008, 02:54 AM
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 37
Standart Extasy

ECSTASY NEDİR ?
Ecstasy, kimyasal adıyla MDMA (3, 4-metilendioksimetamfetamin), ağızdan alınan bir haptır. Haplar değişik şekil ve markalarda mevcuttur. Bazı durumlarda MDMA toz halinde satılmaktadır. Hap şeklindedir ama asla yasal kullanımı yoktur, dolayısıyla denetim altında değildir. Genel bir kullanıcının bir "doz" içerisinde hangi maddeleri bulunduğunu bilmesi bu sebeple imkansızdır.
BULUNABİLİRLİLİK & KULLANIM

Özellikle gece kulübü ve elektronik müzik organizasyonlarında popüler olan Ecstasy tabletleri bulunabilirliği mümkündür. Tipik bir doz olarak 100-125 mg dört ila altı saat etkisini gösterir.
ETKİLERİ
Kullananlar kendilerini açılmış, rahatlamış, güzel, korkusuz, toleranslı ve etrafındaki insanlara bağlı olarak tanımlarlar. Genellikle sosyal ortamlarda kullanılan Ecstasy duygusal (seksüel olması gerekmez) bir madde sayılır. Ecstasy alındıktan yaklaşık 45 dakika sonra kullanıcılar etkisine girerler. Bu madde sinir hücresine girdikten sonra serotoninin bol miktarda salınımına neden olur ve serotonin üreten enzimleri engeller. Ecstasyinin en önemli etkisi kişiyi aktive etmesi ve bilinç değişikliklerine neden olmasıdır. Bu etkiler alınan doza ve kişinin içinde bulunduğu ruhsal duruma doğrudan bağlıdır. Alındıktan 20 ile 60 dakika içinde etki göstermeye başlar. İlk bir saat içinde en güçlü etkiyi yapar. Dört ile altı saat içinde bu etki sonlanır. Ertesi gün içinde de kimi zaman hafif derecede etkileri gözlenebilir.
Ecstasy, beden ısısını ve kan basıncını artırır. Sıcak, havasız ortamlarda ve çok hareket sonrası beden ısısı ciddi boyutlara ulaşır. Ağızda kuruluk, dişlerde tatsız bir his algılanabilir.
Ecstasy, yönelim ve algı bozukluğu yaratır. Diğer insanlara karşı yakınlık hissi, kendini rahat hissetme, görsel algıda bozulmalara yol açmaktadır. Kişi kendini enerjik ve aldırmaz hisseder.
KULLANIM İŞARETLERİ
Ecstasy kullananların göz bebekleri genişler ve ışığa hassasiyet artar. Çeneyi sıkma ve diş gıcırdatma gözlemlenebilir efektlerdendir. Duyum artar ve kullanıcılar çoğu zaman bunu dans etme isteği, konuşma ve dokunarak ile gösterir. Kullanıcılar çoğu zaman abartılı şevkat hareketleri gösterebilir.
RİSK
Bazı kullanıcılar tecrübeden sonra 48 saate kadar kendilerini depresif hissettiklerini belirtmektedir. Uzun süreli kullanımda etkilere ulaşmak daha zorlaşabilir. Fiziksel olarak bağımlılık yaratmasa da, "yaşanılan sanalı" kovalama veya ulaşma ihtiyacı olabilir, bu da doz artımına ve daha sık kullanıma sebep verebilir. Kullanımdaki artışla beraber kullanıcılar sık sık kendilerini yorgun hisseder, çeneleri ağrır ve mutlulukları azalır. Depresyondan ve tükenmeden kaçınmak isteyenler hem dozda hem de kullanım sıklığında artırma geliştirirler.
Çok sayıda ters etkileme olduğu bildirilse de vücut ısısındaki tehlikeli derecede artış Ecstasy'nin bilinen yaygın tehlikelerinden biridir. Vücut ısısının artması sıcak ve genellikle havasız ortamlarda uzun süre dans etmekten, vücuttaki sıvı miktarının azalması gerçekleşir. Ölüm; aşırı dozdan görülmekle birlikte, genellikle vücut ısısının artması, su ihtiyacı yada diğer bir uyuşturucu madde ile karıştırma ile bağlantılıdır.
Ecstasyinin uzun zamanlı etkileri halen araştırma altındadır. Bazı araştırmacılar uzun süreli kullanımların kalıcı beyin hasarlarına yol açabileceği değerlendirilmektedir. Bazı çalışmalar Ecstasyinin vücuttaki seratonin ve dopamin seviyelerini etkilediğini göstermektedir fakat bunun uzun süreli etkilerinin ne olabileceği halen açık değildir. Ecstasy kalbin ritim bozukluğuna sebep olabilir ve hipertansiyon ve kalp hastalıklarının tetikleyicisi olabilmektedir.
ECSTASYİNİN sebep olduğu riskleri ortadan kaldırmanın en iyi yolu hiç kullanmamaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 26-10-2008, 02:58 AM
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 37
Standart Esrar

ESRAR NEDİR ?
Esrar içinde, yapraklarında, tohum ve çiçeklerinde psiko aktif kimyasal tetrahidrokanibal (THC) bulunan bir bitkidir. THC'nin yoğunluğu bitkiden bitkiye değişir, fakat çoğu bitki yüzde 2-5 THC içerir. Esrarın elde edildiği bitki olan Hint Keneviri bitkisi kağıt, giysi, inşaat malzemesi ve pek çok diğer malzeme yapımında kullanılır.
BULUNABİLİRLİK & KULLANIM
Genellikle sigara gibi içilen esrar elle sarılabilir ve "j", "joint", "co" olarak adlandırılan içi boşaltılmış sigara içine konularak kullanılır. Pipo veya cam, plastik ve odundan yapılmış pipolar vasıtasıyla da içilebilir. Bazı zamanlar çay gibi demlenir ya da kek gibi yiyeceklerin içine karıştırılabilir. Bu sinsiliği sebebi ile insanların emin olmadıkları insanlardan bir şey yiyip içmemeleri şarttır.
ETKİLERİ
Esrar efektleri alınan THC miktarına veya kullanım şekline göre (içilerek ya da yiyerek) değişir. Esrar içimi THC maddesini çabuk bir biçimde ciğerlere geçirir ve takiben kan sistemine karıştırır ve daha sonra da beyine ulaştırır. Efektleri neredeyse anında belirir ve bir ila iki saate kadar sürebilir. Yenildiğinde THC maddesi daha yavaş kana karışır bununla beraber etkisi daha yoğun ve uzun olur.
Esrar kullananlar değişik tepkiler olduğunu belirtirler. Bu tepkiler sanal barışçıl ve coşkulu olmaktan saçmalama ve paranoyaya kadar değişebilir. Fiziksel tepkiler gözlerin kanlanması, hafif çarpıntı, ağız kuruması olarak listelenebilir. Kullanıcılar sıkça açlık hissetseler de kan şekeri seviyesinde bir düşme yoktur.
KULLANIM İŞARETLERİ
Yanan yaprak kokusuna benzer esrar kokusu en fark edilir işarettir. Her hangi bir davranış bozukluğu olması gerekmez fakat kullananlar uçarı, kızarık gözlü, sakar, unutkan, iştahı artmış ve ilgisiz görünebilirler. Esrarın yarattığı unutkanlıklar "ekmek kafa" olarak adlandırılır.
RİSKLERİ
Sürekli kullananların çoğunluğu, esrarı diğer bağımlılık yapıcılardan ayırsalar da ve "ben bağımlı değilim" deseler de, bağımlı hissetme ve tüketimi sınırlayamama gibi esrar ile bağlantılı problemler ortaya çıkar. Bu problemlerin gençlerde ve yeni kullanıcılarda daha belirgin baş göstermesi sık görülür.
Zaman içerisinde ağır esrar kullanımı özellikle sigara içmekle birleştiğinde (ki, sigara ve esrar ayrılmaz ikilidir) potansiyel solunum problemlerine sebep olabilir.
Esrar yasal değildir ve kullanımı tutuklanma, yargılanma ve hapse girme gibi yasal sonuçlara sebep olabilir. Bununla beraber, uyuşturucu testleri sonucunda kişi ehliyetini, sigortasını, kredilerini ve bir takım sosyal hizmetlerde yer alma hakkını kaybedebilir.
ESRARIN sebep olduğu riskleri ortadan kaldırmanın en iyi yolu hiç kullanmamaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26-10-2008, 03:02 AM
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 37
Standart Eroin

EROİN NEDİR ?
Eroin morfin maddesinden üretilmektedir. Doğal olarak afyon bitkisinin kozalağında mevcut olan bir uyuşturucudur. Eroin afyonun içinde bulunan alkaloidlerden bir tanesidir. Baz morfinin asetik asit ile birlikte ısıtılması ve diğer kimyasal işlemlerden sonra oluşur. Sokaklardaki eroin genellikle saf değildir ve beyazdan koyu kahverengi bir renge kadar çeşitli yoğunluklarda değişebilir. Bu değişiklikler tipik olarak üretim safhasında meydana gelen kirliliklerden ve/veya içine karıştırılan diğer maddelerden dolayıdır.
Eroin; Güney Amerika, Güneydoğu ve Güneybatı Asya, ve Meksika'da üretilmektedir.
BULUNABİLİRLİK & KULLANIM
Eroin burundan çekilebilir, sigara gibi içilebilir veya enjekte edilebilir. Sigara yasal ve çok kullanır bir madde olduğu için, eroin genellikle ilk tuzak olarak insanlara bu yöntemle sunulur. Ülkemizin jeopolitik konumu sebebiyle, eroin yakalamaları çok olmakla birlikte, yakalanan miktar ile kullanım arasında bir illiyet bağı yoktur.
ETKİLERİ
Eroin ve diğer afyon bazlı uyuşturucular vücut hareketlerini yavaşlatan özelliktedir. Kullanıcılar sıcaklık, rahatlama, ve kopma hisleri uyandırdığını belirtirler. Fiziksel ve duygusal ağrılar azalmakla birlikte bunlara "ağrıların ertelenmesi" demek daha doğrudur. Bu etkiler çok çabuk ortaya çıkar ve alınan eroinin miktarına ve alış şekline göre birkaç saat sürebilir. İlk kullanımlar bulantı ve kusma ile sonuçlanabilir fakat bu tepkiler sürekli kullanımla giderek azalır.
KULLANIM İŞARETLERİ
Eroin kullanan kişi uyuşuk görünür ve dalar, kusar, kaşınır veya göz bebekleri toplu iğne başı gibi küçülür. Ayrıca; iştahın kapanması, uyku bozukluğu, ağır nefes alma, cinsel isteksizlik ve kabızlık vardır. Yoksunluk çeken eroin bağımlıları genellikle hoş olmayan, üşütmeye benzer bulgulardan yakınırlar. Kusabilir, aşırı terler, mide krampları geçirir, tüm vücutları ağrır, diyare olur, burun akması, sıcak-soğuk kızarmalar, depresyon ve rahatsızlık geçirirler. Eroin yoksunluğu, değişebilmekle beraber, son kullanımdan sekiz saat sonra ortaya çıkar ve üç gün ile bir hafta arası sürebilir. Yoksunluk ikinci ve üçüncü günde zirveye ulaşır.
RİSKLERİ
Enjeksiyon çok miktarda eroinin kan sistemine birden karışmasını sağlayarak ölümcül aşırı doz riskinin en çok olduğu kullanımdır. Burundan çekilmesi de aşırı dozla sonuçlanabilir, özellikle alışık olmayan bir kimse yüksek miktarda kuvvetli bir eroini veya alkol gibi başka uyuşturucu maddeleri karıştırarak alırsa ölüm gerçekleşebilir. Eroinden meydana gelen aşırı dozun belirtileri; ağır ve az nefes alma, kıvranma, koma, ve ölüm olarak listelenebilir.

Pis ve kullanılmış enjektörlerin kullanımı HIV, Hepatit B ve C gibi ölümcül enfeksiyon hastalıkların yayılmasına sebep olmaktadır. Uyuşturucuları enjekte etmek veya enjektör paylaşmak diğer ciddi hatta ölümcül hastalıkların veya enfeksiyonlara sebep olabilir. Bunlardan bazıları endokartis, embolizma ya da kangren, botulizma, tetanoz, ve deri yiyen bakteri olarak nitelendirilebilirler. Son olarak enjeksiyon, apselere (acılı bir cilt yarası) ve takip edici olarak kan zehirlenmesine sebep olabilir.

Bazı kişiler, eroini burundan çekmenin ya da sigara gibi içmenin, bağımlılığa sebep vermeyeceği inancıyla özenebilirler. Fakat birkaç kullanım bile tolerans ve bağımlılıkla sonuçlanır. Bazı bağımlılar eroini sadece yoksunluk krizleri yaşamamak için kullanmaya devam ederler.

Eroin yasa dışı bir maddedir ve bulundurmak veya satmaktan hüküm giymek çok ciddi kriminal cezalarla sonuçlanabilir.

EROİNİN sebep olduğu riskleri ortadan kaldırmanın en iyi yolu hiç kullanmamaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26-10-2008, 03:07 AM
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 37
Standart Kokain / Crack

KOKAİN / CRACK NEDİR ?
Kokain Güney Amerika'daki And Dağlarında yetişen koka bitkisinin yapraklarından elde edilir. Bölgedeki birçok yerli kabile halen hafif, uyarıcı bir etki amacıyla koka yaprakları çiğnemektedir. Bilim adamları kokaini bitkinin yapraklarından 1860 yılından kısa bir süre önce elde etmişlerdir.
Kokain hidroklorid (HCL) acı tatlı, beyaz, ince bir tozdur.Burundan çekildiğinde veya enjekte edildiğinde uyuşturur. "Crack" kokainin sigara gibi içilebilir küçük parçalar yada "kayalar" halindeki formuna verilen addır. Crack kokain HCL'nin amonyak veya sodyum bicarbonat (pişirme sodası) ve su ile karıştırılması ve ısıtılarak kokain alkoloidin "baz" karışımın tuzu (hidroklorid) ortaya çıkarılması sonucunda elde edilir. Bu işlem uyuşturucunun gerektiği gibi yanmasını ve daha fazla kokain içeren dumanın elde edilmesini sağlar. "Crack" Tanımı karışımın yakılarak içildiğinde çıkan kırılma seslerinden ortaya çıkmıştır.
BULUNABİLİRLİK & KULLANIMI
Çoğu kullanıcı kokaini buruna çektiği gibi enjekte de edilebilir. Crack yakılarak içilir. Tütün içerisinde ve nargile kullanılır.
Kokain kullanımı, kalp atışını artırır, sahte enerji oluşumunu ortaya çıkarır ve geçici olarak kullanıcılara keyif, güven ve coşku vererek yorgunluğu azalttığı sanılır. Kokain'in efektlerinin süresi alım yoluna ve yoğunluğuna bağlıdır.
Crack maddesi yakılarak içildiğinde yüksek miktarda kokaini ciğerlere göndererek damardan enjekte edilmiş kadar kuvvetli bir etki yaratır. Bu efektler neredeyse hemen ortaya çıkar, çok şiddetlidir ve 5-10 dakika sürer.
KULLANIM İŞARETLERİ
Kokain veya crack kullanan bir kimse normal bir insandan daha enerjik gözükür, konuşur, sürekli kıpırdanır, ve normalden daha fazla çenesini sıkar. Aynı zamanda tetikte olurlar ve hep etraflarına bakarlar. Ortak fiziksel etkiler ağız kuruması, terleme, uyku ve iştah kaybıdır. Bunlarla beraber kalp atışı ve tansiyon da artar.
Sürekli kullanım davranış bozuklukları, rahatsızlık, paranoya ve hatta halüsinasyonlara yol açabilir. Bu efektler uyuşturucu vücuttan çıkana kadar yavaş yavaş azalır. Ağır kokain/crack kullanımının sonradan beliren etkileri kilo kaybı, depresyon, ve bitkinliktir.
RİSKLERİ
Zamanla, kokaini her gün alan birçok kullanıcı uyuşturucuya karşı tolerans geliştirir, yani yarattığı etkileri yeniden yaşayabilmek için daha çok kullanmaya başlarlar. Kokain ve crakin etkilerinin kısa süreli olduğu da düşünülürse kullanıcı sürekli olarak ilk ulaştığı "sanalı" kovalar duruma gelir.
Felç, kalp krizi, ani krizler rapor edilmiş orataya çıkan durumlardır. Kalp hastası olan kişiler yüksek risk altındadır. Kokain / Crack maddesinin kronik, ağır kullanımı kilo kaybı, cinsel problemler, tutarsız düşünme, aşırı değişken ruh hali, paranoya, saldırganlık ve psikoz gibi şikayetler doğurabilir. Bir çok bu gibi kullanıcı fiziksel olarak tükenmiş, olur böylece hastalıklara karşı savunmasızdırlar yani bağışıklık sistemleri zayıflamış insanlardır.
Kokainin buruna sürekli çekilmesi burun zarlarının hasar görmesine sebep olur. Kokain/Crack'in yakılarak içilmesi ciğerlere hasar verir ve hızla artan emme kapasitesiyle birlikte daha fazla kullanıma neden olur. Kokainin enjekte edilmesinin bir çok ciddi riski vardır. Kokainin kan sistemine karışmasına ek olarak, enjektör veya diğer enjeksiyon araçları paylaşıldığında kullanıcılar HIV enfeksiyonu/AIDS ve/veya Hepatit B ve C virüslerine karşı savunmasız hale gelirler.
KOKAİN/CRACK kullanımının risklerini azaltmanın en iyi yolu hiç kullanmamaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 26-10-2008, 03:11 AM
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 37
Standart içe Çekilen Maddeler

İÇE ÇEKİLEN MADDELER NELERDİR ?
Diğer uyuşturucuların da içe çekilebildikleri gibi, "içe çekilenler" tanımı genellikle sadece içe çekilebilen maddeler için kullanılmaktadır. Binden fazla ev ve sanayi tipi ürün içindeki maddelerin etkileşimini yaşamak amacıyla içe çekilebilmektedir. İçe çekilen maddeler için tam olarak bir kategori yapmak zordur, çünkü bu maddeler çok değişik tıbbi bulgulara sahiplerdir.
Değişik ürünlerde genellikle bulunan formlarına dayanarak dört temel içe çekilen madde sayılabilir; sıvı uçucular, spreyler, gazlar ve nitratlar.
Sıvı uçucular: Kapağı kapatılmadan oda sıcaklığında bırakıldıklarında uçan sıvılardır (tiner, boya sökücü, benzin, uhu gibi).
Spreyler: Sprey boyalar, bitkisel yağ spreyleri, sanayi tipi koruyucu spreyler.
Gazlar: Tıbbi anesteziler (eter, kloroform, halotan, nitroksit/kahkaha gazı), ve ev gereçleri veya sanayi ürünlerinin içinde bulunan gazlardır. (bütan çakmağı, propan tankı, krem şantı kutusu, buzdolabı gazı).
Nitratlar: Kan damarlarını genişletmek amacıyla kullanılan özel tip içe çekilen maddelerdir. Kasları gevşetir (cyclohexyl nitrat,i amil nitrat, ve bütil nitrat).
BULUNABİLİRLİK & KULLANIM
Kolay ulaşım, düşük fiyat, ve kolay saklayabilme özelliklerinden dolayı içe çekilenler bir çok genç tarafından ilk denenen maddelerin başında gelir. Değişik içe çekilenlerin ortak kullanım yolları arasında buruna çekme, ağızdan nefes alarak içe çekme, bez aracılığıyla sıvı uçucuların ağız veya burundan içe çekilmesi, ve torbalar yardımıyla maddelerin içe çekilmesi şeklindedir.
Maddeler direkt olarak sprey kutularından ya da balon gibi diğer muhafaza ekipmanlarından içe çekilebilirler. Nitroksit diğer gazlardan çok daha sık kötü amaçlı kullanılmaktadır. Krem şanti kutularından ve dolum kartuşlarından kolayca elde edilebilmektedir.
ETKİLERİ
İçe çekilen maddeler ciğerler tarafından çabucak emilir ve kan sistemine geçer, ve kısa yoldan beyin ve diğer organlara ulaşır. İçe çekilen maddeler içindeki kimyasallar değişik efektlere sahip olsalar da bu maddelerin çoğu genellikle hızlı bir sanallık sağlar, alkol zehirlenmesinde olduğu gibi. Böylece kullanıcılar genel olarak heyecanlanma, coşku, dışa açıklık, konuşma kayması, koordinasyon eksikliği, ve baş dönmesi gibi etkilere maruz kalırlar.
İçe çekilen nitratlar damar açıcı özelliğe sahip olduklarından farklı efektlere sahiptirler. Kalp atışı artar ve aşırı ısınma ile beraber heyecanlanmaya sebep olurlar. Etkileri birkaç dakika sürer. Diğer etkileri arasında kızarma, baş dönmesi ve baş ağrısı sıralanabilir.
KULLANIM İŞARETLERİ
İçe çekici madde kullanan bir kimsenin gösterdiği belirtiler aşırı alkol tüketimindeki belirtilere benzemektedir, sarhoş veya karmaşık davranış, konuşmanın kayması, rahatsızlık, ve ertesi gün rahatsızlığı. Ek olarak içe çekici madde kullanan kişilerin ağızlarında ve kıyafetlerinde kimyasal koku, boya lekeleri mevcuttur. Son olarak çevrelerinde kimyasal madde atıklarına, boya kutularına kimyasal maddelere bulanmış bez parçaları ve kıyafetler bulunabilir.
RİSKLERİ
İçe çekilen maddelerin etkisi sadece birkaç dakika sürdüğünden dolayı, kullanıcılar kafasının devamını sağlamak amacıyla saatlerce içe çekme faaliyetine devam ederler. Devam eden içe çekmeler sonucunda kullanıcılarda bilinç kaybı ve ölüm görülebilir. İçe çekilen maddelerin sürekli yoğun olarak kullanımı sonucunda kullananlar genellikle uyuşuk ve baş ağrılarıyla gezerler.
Sıvı çözücüler ve spreyler içinde bulunan yüksek yoğunluktaki kimyasal maddeleri koklamak kalp yetersizliğine ve hatta ölüme sebep verebilir. Bu sendroma genellikle "ani koklama ölümü" denir. Ek olarak içe çekilen maddelerin aşırı yoğunluktakileri oksijen yetmezliği merkezi sinir sisteminin iflas etmesine sebep olarak boğulmayla sonuçlanabilir. Plastik torbalardan bilinçli olarak bu tip maddelerin koklanması veya bu tip maddelerin bulunduğu mekanlarda uzun süre kalmak boğulma ile sonuçlanabilir. Yukarıdaki tehlikelerin yanında içe çekmeden tıkanarak kusmanın sebep olduğu boğulmalar ve motorlu araç kazaları ve diğer mekanik sakatlıklar sıralanabilir.
Kronik olarak bu tip maddelerin etkisinde kalma sonucunda beyin ve merkezi sinir sisteminde ciddi hasarlar ve diğer organlarda belirtiler görülebilir. Bu tip maddelerin sonuç verdiği hastalık ve hasarların genellikle tedavi edilememe ihtimali de vardır. Ayrıca maddelerin yanıcı olması, kullananların algılayışlarının bozulması ile birlikte yangınlara ve bundan doğan sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına hatta ölümlere sebep olmaktadır.
İÇE ÇEKİLEN MADDELERİN sebep olduğu riskleri ortadan kaldırmanın en iyi yolu hiç kullanmamaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 26-10-2008, 03:15 AM
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 37
Standart Lsd

LSD NEDİR ?
LSD (liserjik asit dietilamid) bilinen en yoğun kafa-karıştırıcı maddelerdendir. 30 mikrogram (gramın milyonda biri) kadar az dozların bile saatler süren efektleri mevcuttur. Tatsız ve kokusuz bir madde olan LSD çavdar ve diğer tahıllarda yetişen bir tür mantar olan, ergot bitkisinin bir bileşiği olan, liserjik asitten üretilir.
BULUNABİLİRLİK & KULLANIM
LSD genellikle ağızdan oral olarak alınır. Elde edilen LSD örneklerinin kuvvetleri doz başı yirmi ile seksen mikro gram arasında değişiklik göstermektedir. Bazen "mikrodot" tyabletler veya "windowplains" jelatin formlarında bulunsalar da, LSD genellikle "kağıt parça asit" olarak satılmaktadır. Bu form tipik olarak kurutma kağıdının LSD içinde ıslatılıp küçük kare parçalara bölünerek elde edilir. LSD'nin sokaktaki veya zamana göre değişik formlarını tanımlamak amacıyla her dozda ve tabakada değişik tasarımlar olduğu görülmüştür.
ETKİLERİ
LSD'nin tecrübesi genellikle önceden kestirilemez ve doz seviyesine, kullananın duyguları ve içinde bulundukları çevreye göre çok değişken olabilir. Efektleri genellikle yarım saat ile 90 dakika arasında, hazım edildikten sonra, başlar ve 12 saate kadar sürebilir. Kullanıcılar sıkça yoğun renkler, bozulmuş şekiller ve ölçüler, ve eşyaların hareket ettiklerinin görüldüğünü belirtmişlerdir. Seslerin bozulması ve yer ve zaman algılamadaki değişimlerde belirtilen ortak tecrübelerdir. Hislerdeki algılama bazen sinestezi olarak bilinen, kişinin renkler görmesi ve sesler duyması olan bir fenomen ile karışır.
LSD etkisi altında iken yaşanan duygusal tepkiler aşırı pozitif ile aşırı negatif arasında değişebilir yani ne olacağı önceden bilinemez. Bazı zamanlar aynı trip (yolculuk) içersinde bile olabilir. Bazı kişiler kendilerinin daha fazla farkında olduklarını ve LSD triplerinin dinsel törenlerdeki ve benzeri tecrübelerde yaşanan etkileşimlere benzediğini belirtmişlerdir. Vücuttan ayrılma hissi de ortak anlatılan tecrübelerdendir.
KULLANIM İŞARETLERİ
Gözlemlenen kısmen hafif etkiler göz bebeklerinin küçülmesi, kalp atışındaki artış, kan basıncının artması ve vücut ısısının artması, terleme, iştah kaybı, uyku, ağız kuruması ve titreme olarak belirtilebilir. Bazı kişiler, LSD'nin etkisi altında iken çok değişken duygusal tepkiler de verebilir. Diğer kişiler ile konuşmada ve ilişkide zorlanmalar görülebilecek diğer etkilerdendir.
RİSKLERİ
Kromozomlara ve beyinde yol açtığı hasarlar bir çok araştırmaya konu olmuştur. LSD maddesinin esas riskleri çoğunlukla psikolojiktir. Akut negatif tecrübeler (bad trip - kötü yolculuk) LSD kullanımı ile anılan en belirgin sorundur. Kötü yolculuklar ilk kez kullananlarda olasıdır, özellikle uygun olmayan mekanlarda doz ayarlaması yanlış yapılarak yaşanır. Hoş olmayan ve korkunç tecrübeler daha çok kullanan kişi zaten tedirgin (örneğin neler olacağı üzerine) veya melankolik ise yaşanmaktadır. Böyle bir kimse paniğe kapılabilir ve paranoya yaşar, özellikle yabancı, yoğun, veya karışık ortamlarda tetiklenmesi daha sık görülür.
LSD maddesinin merak edilir ve özenilecek etkisi göz önünde bulundurulduğunda kayıtlara geçen kötü yolculukların sayısı 1960lı yılların medya konusu olmasıyla büyük oranda artmıştır. Kötü yolculuk tecrübeleri, medyanın ilgisinin 1960'ların sonuna doğru gittikçe azalmasıyla beraber düşmüştür. Diğer yandan 1070 yıllarında LSD kullananların sayısı artmaya devam etmiştir.
LSD kullanımı çoğu zaman önceden tahmin edilemeyen ve önemsenmesi gereken bir çıldırma riskiyle beraber anılmaktadır. Bunun yanında kalıcı beyin yıpranmaları da küçümsenmeyecek risklerdendir. Klinik araştırmalar incelendiğinde kronik problemsel etkileri, yaşandığı taktirde, çoğunlukla zaten var olan, madde alımından önce de mevcut psikolojik sorunlardan kaynaklanmaktadır.
Bir LSD fenomeni olan "flasback" (geriye dönüş) halen hafifsenmeyecek kadar kötü sonuçlar yaratmaktadır. Genellikle yaşanan veya korkulan geriye dönüş tecrübeleri çoğunlukla abartılı olsalar da bazı kullanıcılarda görülen "Halisünasyonların sebep olduğu algılama bozukluğu" üzerine çalışmalar devam etmektedir.
Yapılan detaylı araştırmalarda LSD kullanıcılarının şiddetli patlamalara ve garip davranışlara eğilimleri ortaya çıkmıştır. Uçacaklarına inanarak binaların tepelerinden atlayabilirler, kör olana kadar güneşe bakabilir, gözlerini yuvalarından çıkarabilir ve hatta cinayet işleyebilirler.
LSD maddesinin risklerini tamamen ortadan kaldırmak için hiç kullanmamak gerekir
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Hizli Erisim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 03:07 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
turkgayclub
Powered By Turk Gay Club

Rambler's Top100